Bir Gün Et Almak İçin Kasap Yerine Laboratuvara Gider miyiz?
Yazar: Biyolog Osman ÇELİK

 

1932 yılında İngiltere Başbakanı Winston Churchill, "Düşünceler ve Maceralar" adlı makalesinde cesur bir tahminde bulunmuş, "50 yıl sonra tavukgöğsü ve kanadı yiyebilmek için bütün bir tavuğu yetiştirme saçmalığından kurtulacağız" demişti. Bu söz o zamanlar ütopik bir düşünce olarak tarihteki yerini alsa da günümüzde artık bu mümkün hale geldi.

FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) raporuna göre, 2050 yılına kadar dünya çapında et tüketimi %73 oranında artacaktır. Hayvancılık sektörü otlatma ve yem bitkilerinin elde edilmesi amacıyla tarım arazilerinin %70'ini tüketmektedir. Böylece, mevcut hayvancılık üretim sistemi altında, artan et ihtiyacını karşılamak için yeterli arazi bulunmayacaktır. Bunlarla birlikte artan dünya nüfusuyla beraber açlık, yetersiz beslenme artacak gıda güvenliği iyice bozulacaktır. Tüm bu ihtimaller göz önüne alındığında insanlığın et ve gıda üretimi için alternatif kaynaklar bulmaya yönlendirmektedir.

Laboratuvar ortamında hücre kültüründen elde edilen, İngilizce’de "Clean Meat" yani temiz et olarak bilinen, genel manada ise kültürlenmiş et, in vitro et veya laboratuvarda yetiştirilen et olarak da bilinen etin mazisi aslında yeni değil. 1990'larda, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), uzun süreli yolculuklar sırasında astronotlar için olası bir protein kaynağı olarak temiz ete ilgi duydu. 2004 yılında Hollanda Hükümeti kültüre edilen et konusunda araştırma yapmaya başladı. Proje üç alana odaklandı: kök hücre biyolojisi, doku mühendisliği ve kültür ortamı. Proje için verilen hibe 2009 yılında sona ermesine rağmen, Maastricht Üniversitesi profesörü Mark Post, Google kurucu ortağı Sergey Brin tarafından finanse edilen araştırmalarına devam etti..

Post vd., 6 Ağustos 2013'te Londra'daki bir basın toplantısında laboratuvar ortamında üretilen ilk burgeri tanıttı. Araştırmacılar, bir ineğin omuz kaslarından kök hücreleri çıkararak, bunları doku kültürü şişelerinde ince kas şeritlerine taşıdılar. Hücrelerin çoğalmalarını sağlamak için ortama besin verdiler. Bir burger yapmak için yaklaşık 20.000 şeridi birleştirerek hamburgeri üretmişlerdi. İlk üretilen etin maliyeti 2013 yılında 325,000 $ iken, 2015 yılına gelindiğinde 12 $ civarına düşürülmüştür. Laboratuvarda üretilen burger, bir şef tarafından terbiyelendi ve tereyağında pişirildi. Et, yemek yazarı Josh Schonwald ve gıda araştırmacısı Hanni Rützler tarafından tadıldı. Rützler, “İçinde hiç yağ olmadığını biliyorum, bu yüzden ne kadar sulu olacağını gerçekten bilmiyordum, ama oldukça yoğun bir tat var” dedi. Post, teknolojiyi büyütmeyi ve ticarileştirmeyi planlayan Maastricht Üniversitesi'ne ait Mosa Meat (Maastricht, Hollanda) firmasının baş bilimsel sorumlusu. Post, kültür etlerinin, 3-4 yıl içinde üst düzey restoranlar ve özel mağazalara ve 2-3 yıl sonra da süpermarketlere tanıtılacağını tahmin ediyor.

Ağustos 2013'te Londra'da bir basın toplantısında sunulan dünyanın ilk laboratuvar ortamında üretilen hamburgeri


İlk olarak araştırmacılar, zararsız iğne biyopsisi ile hayvandan hücreleri çıkarıp in vitro ortamda çoğaltıyor. Daha sonra bu kök hücreler, bölünmeye ve büyümeye teşvik edilerek kas dokusu liflerine dönüşüyorlar. Post'un geliştirdiği yöntem, ineklerden alınan ve petri kaplarında "buzağı cenin serumu" adı verilen bir kimyasal kullanarak yetiştirilen miyosatelit hücrelerine (kas hücrelerini aktif olarak tamir eden kök hücrelerine) dayanıyor. Ariel Schwartz bu üretim sürecini şöyle anlatıyor: "Hücreler plastik bir kaptaki jele koyuluyorlar. Burada buzağı serumunun besinleri azaltılıyor, böylece hücreler açlık moduna giriyorlar ve kas hücrelerine bölünüyorlar. Bu hücreler de sonunda miyotüpler adı verilen kas ipliklerine dönüşüyorlar ve protein sentezlemeye başlıyorlar. Bu sürecin son ürünü, 'kısa, pembe bir pirinç şehriyesi gibi gözüken' bir kas şerididir."

"Temiz Et" üretiminin ahlaki, ekonomik ve sağlık boyutları tartışıla dursun teşvik edecek birtakım avantajları da masaya yatırmakta fayda var. Geleneksel sığır eti üretiminden yaklaşık 6 kat daha verimli olduğu tahmin edilmektedir. Kök hücreler katlanarak çoğaldıklarından dolayı, yaklaşık 150 inekten oluşan bir sürü ve bu sürüden elde edilen kök hücreler tüm dünyayı beslemek için yeterli olurken, bu miktar şu anda gezegendeki 1.5 milyar ineğe karşılık geliyordu. Temiz et savunucuları, teknolojinin, geleneksel hayvancılık üretimine kıyasla çevreye daha dostça yaklaşacağını iddia ediyor. Şu anda et için yetiştirilen canlı hayvan, küresel arazinin yaklaşık %30'unu ve küresel tatlı suyun %8'ini tüketirken, küresel sera gazı emisyonlarının %18'ini üretmektedir Belki de temiz etin en net yararı hayvan refahı alanında olacaktır. Artık çok sayıda hayvanın genellikle sıkışık, sağlıksız koşullarda yetiştirilmeleri gerekmeyecek ve kesilmek zorunda kalmayacaklardır. Bazı uzmanlar, temiz etin insan tüketimine geleneksel etten daha güvenli olacağına inanıyor. Salmonella sp. ve Escherichia coli gibi gıda kaynaklı patojenler çiftlik hayvanlarının bağırsaklarında bulunur ve kesim sırasında ete aktarılabilir. Steril bir biyoreaktör deposunda temiz et yetiştirildiği için, bu ve diğer patojenlerle kontaminasyon önlenebilir veya ürün piyasaya çıkmadan önce en azından kolayca tespit edilebilir. Temiz et, ayrıca hayvan çiftçiliği ile ilişkili olan kuş ve domuz gribi ve prion hastalıkları gibi ortaya çıkan hastalıkların insidansını da azaltabilir. Hücre kültürü koşullarını veya hücre tiplerini değiştirerek, araştırmacılar belki de doğada bulunanlardan daha sağlıklı etler üretebilirler. Temiz et, yağlı soğuk su balıklarında bulunan omega-3'ler gibi yararlı yağ asitleri ile takviye edilebilir. Doymuş yağlar, çoklu doymamış yağlarla değiştirilebilir. Teorik olarak, farklı türlerden hücreler, yeni lezzet, doku ve besin profilleri ile et karışımları üretmek için birleştirilebilir.

ABD yetkilileri Cuma günü (16 Kasım 2018) tarihinde, laboratuvarda et elde edilmesinin önünü açan, hayvan hücrelerinden elde edilen gıda ürünlerini nasıl düzenleyecekleri konusunda anlaştılar. Teknik detayların henüz doğrulanmamış olmasına rağmen, FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) kök hücreler özel hücreler haline geldiğinde hücrelerin toplanması ve farklılaşmasını denetleyecek, USDA (Amerika Tarım Bakanlığı) ise gıda ürünlerinin üretimini ve etiketlenmesini denetleyecek.



Bütün bu gelişmelere bakıldığında, önümüzdeki yıllarda et almak için kasap yerine et üretme laboratuvarlarına gidersek hiç şaşırmamak gerekir.


KAYNAKLAR

1- https://www.animalsaustralia.org/features/lab-meat.php

2- http://www.dunyagida.com.tr/haber/laboratuvarda-uretilen-et-ve-et-urunleri-cok-yakinda-sofranizda/8239



© 2018 Bilim Kuşu dergisi Her Hakkı Saklıdır.

Dergimizde yayınlanan makaleler açık kaynaklı olup yasal bir telif söz konusu ise lütfen bize bildiriniz.

Sitemizde ve dergimizde yer alan tüm yazıların sorumluluğu yazarlara aittir.

Sosyal medyada bizi takip edin.

Tasarım ve Uygulama: Memsidea