Kemoterapi
Yazar: Semih Tekerekoğlu

 

MİNİMUM YAN ETKİ MAKSİMUM FAYDA

    1943 yılında 2. Dünya Savaşı tüm hızıyla devam ederken Alman Hava Kuvvetleri İtalya’nın Bari şehri limanında bulunan Amerikan gemilerini bombaladı. Bu bombalardan biri John Harvey adında içinde 70 tonluk hardal gazı bulunan gemiyi isabet aldı. Patlamadan sonraki ilk hafta içinde yüzlerce, birkaç ay içinde ise binlerce kişi hayatını kaybetti. Yapılan otopsilerde ise ilginç bir şey dikkatleri çekiyordu: ölenlerin kanlarında akyuvarlar tümüyle yok olmuş, kemik iliği neredeyse kan üretimini sıfırlamıştı. Hardal gazı da kemik iliği hücrelerini hedef alıp oraya saldırmıştı. 1950’lerde hedef alma kavramından yola çıkarak tamamen kimyasal bir ilaç olan 6-MP keşfedildi ve akut lenfoblastik lösemi (ALL) hastası çocuklar üzerinde denendi. Yapılan bu çalışmada hastalık geriledi ve tümörler kayboldu, fakat maalesef bu gerilemeler geçiciydi ve tümörün daha şiddetli bir şekilde kendisini göstermesi çok uzun zaman almayacaktı.

    Tarihini anlattığım kanser kemoterapisinde hazırlanıp uygulanan ilk ilaçtan günümüzde aktif olarak kullanılan tüm ilaçlara kadar görülen ortak bir özellik var: yan etki. Kemoterapotik ajanlar kanserli hücreleri ortadan kaldırmaya çalışırken normal hücrelere de etki ettiği için belirli yan etkilere sebebiyet verebilirler. Bu yan etkiler ilaca, dozaja ve kişisel duyarlılıklara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Kemoterapotik ajanlardan en fazla etkilenen hücreler vücutta en hızlı çoğalan hücrelerdir. Hızlı çoğalma yeteneklerinden dolayı saç hücreleri, kemik iliğindeki kan hücreleri, sindirim sistemindeki hücreler gelir. Yine bu hücreler çabuk çoğalmaları sayesinde kısa sürede çoğalarak kemoterapinin bu yan etkilerini ortadan kaldırırlar.

    Çok çeşitli yan etkiler olsa da kemoterapiye bağlı en sık karşılaşılan yan etkiler arasında halsizlik, bulantı ve kusma, saç dökülmesi, ağız içi yaralar, ishal veya kabızlık, ciltte ve tırnakta değişiklik ve kan değerlerinde düşme sayılabilir. Bu yazımda bahsi geçen yan etkilerle başa çıkmak için ilaç dışı, günlük rutinlerde yapılacak değişikliklerle üretilebilecek çözümlerden bahsedeceğim. Fakat yazıdaki bu tavsiyeler kesinlikle uygulamanız gereken çözümler değildir. Doktorunuzun bilgisi dâhilinde “uygulanabilecek” tavsiyeler olduğunda onun kontrolü olmadan kesinlikle uygulamamanızı rica ederim.

·    Halsizlik: Tedavi sonrası en çok karşılaşılan yan etkilerden biridir. Tek bir nedene bağlı olmadığı düşünülen (anemi, psikolojik vb.) halsizlik için hafif yürüyüş ve egzersiz programı yapmak, bol sıvı tüketmek, eğer neden psikolojik ise uzman yardımı almak hastalara önerilmektedir.

·    Bulantı ve Kusma: Hastaların endişe ettiği yan etkilerden biri olan bulantı ve kusma tedavinin hemen sonrasında veya birkaç gün sonra ortaya çıkabilir. Bulantı ve kusma belirli bazı ilaçlarla engellenebilir. İlaç almanın yanı sıra ilaç dışı öneriler de bulunmaktadır. Sıvı ve hafif bir diyet uygulanmalı, sıvı tüketimi yavaş yavaş yapılmalıdır. Bulantı hissini arttırabileceğinden tatlı, yağlı, baharatlı ve ağır kokulu yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Kemoterapi esnasında ilaca bağlı olarak ağızda hoş olmayan ve metalik bir tat oluşabilir. Bunu engellemek için ferahlatıcı (mentollü gibi) şekerler denenebilir. Kemoterapiden önce ve sonra öğünleri az ve sık olacak şekilde planlanmalıdır. Yine bulantıyı önlemek için egzersiz yapılabilir, açık havada yürüyüş yapılabilir.

·    Saç Dökülmesi: Bazı kemoterapotik ajanlar saç dökülmesine yol açabilmektedir. Öncelikle bilinmelidir ki bu dökülme geçidir. Dökülme miktarı ilaca ve dozuna bağlı olarak değişmektedir. Ayrıca saçınız dışında vücudunuzdaki diğer tüylerin döküldüğünü de görebilirsiniz. Saç dökülmesi tedavi başladıktan sonra ortalama 2-3 hafta içinde dökülmeye başlar. Tedavi tamamlandıktan 3-4 hafta sonra yeni saçlar çıkmaya başlar. Saç dökülmesi bazı psikolojik sorunlara neden olabildiği için kemoterapi döneminde böyle bir ruhsal durumla karşılaşıldığında uzman desteği alınması tavsiye edilir. Bu dökülme geçici olduğundan genelde müdahale gerektirmez. Yani saç dökülmesini engellediği söylenen özel kozmetik ürünlerin kullanılması tavsiye edilmez. Saç dökülmesinden dolayı hastanın peruk, eşarp vs. takmasında ise bir mahzur yoktur.

·    Ağız İçi Yaralar: Kemoterapi ilacının etkisiyle ağız ve diş etlerinde bulunan mukoza tabakasında kızarıklık ve ağız yaralarından oluşan ağız içi sorunları görülebilir. Hastaların ağız hijyenine dikkat etmeleri ve yüksek doz kemoterapi almadan önce diş-diş eti tedavilerini yaptırmaları bu yaraların önlenmesinde önemli bir yere sahiptir. Aşırı soğuk ve sıcak ürünleri tüketmekten kaçınmalı, dudak kuruluğu için nemlendirici kullanılmalıdır. Diş fırçalamak için yumuşak fırça tercih edilmeli, kabuklu ve sert besinlerden uzak durulmalıdır. Ağız yaralarını engellemek için karbonatlı suyla ağzı çalkalamak yine sonuç veren bir çözümdür.

·    İshal ve Kabızlık: Kullanılan kemoterapotik ajana bağlı olarak hastalarda kabızlık veya ishal görülebilir. Hastada görünen etkiye bağlı olarak hastanın diyet programı düzenlenmelidir. Hastada kabızlık varsa lif ve posadan zengin besinler tüketilmeli, bu besinler gün içerisinde belirli periyotlarda tüketilmelidir. Sıvı almanızı engelleyen başka bir tıbbi durum yoksa bol sıvı tüketilmeli, bu sıvıların ılık olması tercih edilmelidir. Eğer hastada ishal durumu gözleniyorsa öncelikle kilo takibinin doğru bir şekilde yapılması gerekmektedir. Doktor önerilerine ilaveten ishal olunan dönemde lifli gıdalardan, yağlı ve acı yiyeceklerden, acılı baharattan, turşudan, alkollü içeceklerden kaçınıp, besleyici ve potasyumdan zengin (yoğurt, yumurta, haşlanmış patates, pirinç lapası, muz gibi) gıdalar tercih edilmelidir. Süt ve süt ürünleri ishalinizi arttırabileceğinden bunlardan uzak durmanız tavsiye edilir.

·    Cilt ve Tırnaklarda Değişiklik: Bazı kemoterapi ilaçları ciltte genelde çok ciddi boyutlarda olmayan cilt sorunlarına neden olabilmektedir. Cilt renginde koyulaşma, soyulma veya kuruluk gibi belirtiler kemoterapi sonrası görülebilir. Tırnaklar da kolayca kırılabilir, üzerlerinde çizgilenmeler gözlemleyebilirsiniz. Bu durumda ılık su ile pansuman yapılabilir ve nemlendirici krem kullanılabilirsiniz. Kolonya ve alkol gibi irritan maddelerden uzak durulmalı, ciltte genelde kararma olduğu için güneşlenmemelisiniz. Eğer cilt sorunlarınızın ciddi olduğunu düşünüyorsanız kesinlikle uzman bir hekime muayene olmalısınız.

·    Kan Değerlerinde Düşme: Tarihteki ilk kemoterapiden bugüne kadar olan tüm tedavi rejimlerinde görülen bu yan etkinin temel sebebi ilaçların kemik iliği hücrelerini baskılamasıdır. Alyuvarların azalması hastada halsizlik, çarpıntı, yorgunluk gibi belirtilere; akyuvarların azalması ise bağışıklık sisteminin düşmesine bundan dolayı kolay enfeksiyona; trombositlerin azalması ise pıhtılaşma sorunlarından dolayı kanamalara sebebiyet verir. Bu durumlardan ötürü hastanın ateş takibi sürekli yapılmalı, ciltteki akneler kesinlikle sıkılmamalı, kişisel hijyeni en üst seviyede tutmalı, idrarda yanma, boğaz ağrısı, varsa kateterde çevresinde kızarıklık veya ağrı, vajinal akıntı, öksürük, idrarda veya dışkıda kan, ciltte küçük ve sık renk değişimleri, anormal vajinal kanama görülürse en çabuk şekilde doktora haber verilmelidir. Kanama riskinden dolayı doktordan habersiz ağrı kesici kullanılmamalıdır.

 

    Bu tavsiyelerin her biri klinisyenin bilgisi dâhilinde uygulanmalıdır. Bu yazı tıbbi tavsiye niteliğinde olmasına karşın uygulanmadan önce doktor tarafından onay verilmesi gereken önerilerden oluşmaktadır.

 

KAYNAKLAR

1- T.C Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Gen. Müd. Kanser Dairesi Başkanlığı https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/kanser-tedavisi.html

2- “En acımasız düşmanın tarihi” Arek Kendirli 05.2015

3- Gürel, K. D. (2007). Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi eriflkin onkoloji, hematoloji kliniklerinde Özlem KARABULUTLU kemoterapi uygulanan hastaların yaflam kalitesi ve bunu etkileyen faktörlerin incelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Adana.

© 2018 Bilim Kuşu dergisi Her Hakkı Saklıdır.

Dergimizde yayınlanan makaleler açık kaynaklı olup yasal bir telif söz konusu ise lütfen bize bildiriniz.

Sitemizde ve dergimizde yer alan tüm yazıların sorumluluğu yazarlara aittir.

Sosyal medyada bizi takip edin.

Tasarım ve Uygulama: Memsidea