MİTOKONDRİYAL HAVVA HİPOTEZİ
Yazar: Moleküler Biyolog Derya Polat

 

Ökaryotik canlılarda genetik materyal nukleus (çekirdek) içerisinde bulunur. Ancak iki organelde daha genetik bilgi vardır. Bu organeller kloroplast ve mitokondridir. Endosimbiyotik teoriye göre; kloroplast ve mitokondri başlangıçta küçük birer bakteriydiler. Evrimsel süreçte ökaryotik bir mikroorganizma tarafından fagosite edilerek yutuldular. Fakat yutulan bakteriler yenilmedi ve sonuçta bu birliktelikten iki organizma da fayda sağladığı için simbiyotik ilişki devam ettirildi. Kloroplastın fotosentetik bakterilerin, mitokondrinin ise aerobik bakterilerin endositozu ile oluştuğu yaygın olarak kabul edilmektedir.


Bu yazının konusu olan mitokondri ile devam edersek; mitokondri çift katlı zar ile çevrili, ökaryotik hücrelerde metabolik enerji üretiminden sorumlu, kendisine ait  halkasal küçük bir genom taşıyan organeldir (Görsel 1). Mitokondriyal genomun ilginç özelliği sadece maternal yani anneden yavrulara aktarılan bir kalıtım şekline sahip olmasıdır. Sadece anneden mitokondrilerin alınmasının nedeni döllenme sırasında spermin boyun kısmında bulunan mitokondrilerin yumurtaya girememesidir.  Mitokondrinin bu özelliği sayesinde sahip olduğumuz mitokondrileri geriye dogru takip ederek şu an yaşayan tüm insanların ‘ilk annesi’ tespit edilebilir. Bu kişiye bilim adamları ‘mitokondriyal Havva’ ismini vermiştir. Mitokondriyal Havva sadece dişi soy çizgisine bakılarak bulunan bize en yakın dişi ortak atadır (Görsel 2).

Bu çalışmayı Kaliforniya Üniversitesinden araştırmacılar Wilson ve Stoneking, 1987 yılında Nature Dergisinde Mitochondrial DNA and Human Evolution (Mitokondriyal DNA ve İnsanın Evrimi) başlıklı bir makale ile yayımladılar. Araştırmacılar 5 ayrı coğrafik popülasyondan 147 kadının DNA dizilerini analiz ettiler. Her bireyi diğerinden ayıran mutasyonlara (DNA değişiklikleri) bakarak ve en az sayıda benzeyen değişiklikleri göz önünde bulundurarak soy ağaçlarını oluşturdular. Bu kadının tam olarak ne zaman yaşadığı bilinmemekte ancak 200.000 yıl önce Afrika’da yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu dişi ve onun soy hattı bize en yakın havvadır. Bu kadın dönemindeki ‘tek kadın’ değildir muhtemelen başka kadınlarda o dönemde yaşamış ancak onların soyları bir noktada tükenmiş ve günümüze ulaşamamıştır.

Aynı şekilde Y kromozomu sadece erkek bireylerde olduğundan benzer bir zincir takip edilerek erkek soy hattı bulunabilmiş ve ‘Y Kromozomu Ademi’ olarak isimlendirilmiştir. Bu kişinin de muhtemelen 280.000 yıl önce yaşadığı ve mitokondriyal havva ile aynı dönemde yaşamadığı düşünülmektedir.

Sonuç olarak bu hipoteze göre, Mitokondriyal DNA’nın düşük tamir mekanizması mutasyonların oluşumuna neden olmuştur. Genetik çalışmalar ile hangi hızla evrimleştiği bilgisinden hareketle filogenetik ağaçlar oluşturulmuş ve insanlığın dişi kökenine ilişkin bilgiler elde edilmiştir.


 

Kaynaklar

Wilson, A., Stoneking, M. 1987. Mitochondrial DNA and human evolution. Nature. 325, 31–36.

Ayala, F.1995. Adam, Eve, and Other Ancestors: a story of human origins told by genes. Hist Philos Life Sci. 17(2):303-13.

Alberts, B., Johnson, A. 2002. Molecular Biology of the Cell (4th ed.). New York: Garland Science.

https://evrimagaci.org/evrimsel-bir-destan-mitokondriyal-havva-ve-y-kromozomu-ademi-3383

https://geneed.nlm.nih.gov

© 2018 Bilim Kuşu dergisi Her Hakkı Saklıdır.

Dergimizde yayınlanan makaleler açık kaynaklı olup yasal bir telif söz konusu ise lütfen bize bildiriniz.

Sitemizde ve dergimizde yer alan tüm yazıların sorumluluğu yazarlara aittir.

Sosyal medyada bizi takip edin.

Tasarım ve Uygulama: Memsidea