Prof.Dr. İsmail TÜRKAN'la röportaj
Yazar: Biyolog Osman Çelik ve Biyolog Emine Çalışkan

 

Soru 1: Öncelikle değerli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ederiz. Bizler sizi çok iyi tanıyor olsak ta okurlarımız için kendinizi kısaca tanıtmanızı istesek?

            Böyle bilimsel bir derginin ilk sayısında benim görüşlerime de  yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Ben 1980 yılında Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik-Zooloji programından mezun oldum.  1982 yılında yüksek lisansımı aynı bölümde bitirdim. 1987 yılında doktoramı Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü  Biyoloji Ana Bilim Dalı'nda tamamladım. 1989 yılında Doçent oldum. Aynı yıl Japonya Milli Eğitim Bakanlığı bursu ile Tohoku Üniversitesi  Genetik Ekoloji  Enstitüsü'nde  16 ay doktor a sonrası bilimsel araştırmalar yaptım. 1994 yılında Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nde profesör olarak atandım. Daha sonra önce Japonya Chiba Üniversitesi'nden bir proje kapsamında davet aldım ve burada yaklaşık 9 ay çalıştım.200... yılında Japonya Bilim Geliştirme Kurumu'nun  (JSPS) araştırma bursu ile Japonya Kumamoto Üniversitesi'nde 10 ay süreyle  çalıştım. En son olarak da yine Tohoko Üniversitesi  Lisanüstü Okulu'nda dersler verdim ve araştırmalar yaptım. Şu anda başta kuraklık ve tuzluluk streslerinin bitkilerde neden olduğu oksidatif stress ve reaktif oksijen sinyallemesi, anti oksidan savunma mekanizmaları ve endoplazmik retikulum stresleri üzerinde ekibimle birlikte fizyolojik, biyokimyasal ve moleküler çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmaları da çeşitli ortaklıklarla yürütmekteyiz. Bu ortaklıklar Japonya, Almanya, Portekiz,Avustralya ve  Belçika'daki çeşitli üniversiteler ile sürmektedir.

Soru 2:  Fen Fakültelerinin geleceği hakkında neler düşünüyorsunuz? Şuan eğitim gören ve eğitimini tamamlamış veya tercih edebilecek kişilere neler söylemek istersiniz?

            Fen fakültelerinin işlevi adından da anlaşılacağı üzere Temel Bilimlerde yetişkin, iyi eğitimli, donanımlı lisans ve lisans üstü düzeyde öğrenci yetiştirmektir. Bunların bir bölümü üniversitelerde akademik yaşamına devam edebilmekte, bir bölümü okullarda  öğretmenlik yapabilmekte ve değişik sektörlerde çalışabilmektedir. Dünyanın gelişmiş ülkelerine bakıldığında hepsinin ortak noktası temel bilimlerde çok iyi olmaları olduğu görülecektir bilindiği üzere fizikte kimyada biyolojide matematikte diğer temel bilim dallarında çok iyi olmadan yüksek teknoloji üretmek imkanı yoktur. Bu yüzden fen fakülteleri her zaman olmak zorundadır. Niteliklerinin giderek arttırılması gerekmektedir.

Soru 3: Japonya’da derslere konferanslara ve araştırmalara gidiyorsunuz. Japonya’da bilim ve teknolojiyi göz önünde tutarak Türkiye’deki biyoloji eğitimini daha iyi bir hale getirmek için neler yapılması gerekiyor bunlarla ilgili neler söylemek istersiniz?

            Biyoloji özelinde Türkiye'de yeterli kaynak şu an bulunmaktadır. Bizim de Türkçe'ye kazandırdığımız çok çeşitli dünyanın saygın kitaplarının çevirileri bulunmaktadır. Özellikle temel derslerde bu bu çevirileri yapılan kitapların izlenmesi öğrencilerin biyolojiyi iyi öğrenmesi açısından   büyük önem taşımaktadır. Biyoloji eğitiminde başta moleküler genetik olmak üzere çeşitli modern tekniklerin bu çağda öğretilmesi gerekmektedir. Buna ağırlık verilmelidir. Bu çağda bilgiye erişim çok kolay ancak teknik öğrenilmesi, laboratuvar alt yapısı gerektirmekte ve bunlara öğretecek nitelikli insan gücü gerektirmektedir.

“Advances in botanical research” isimli bilimsel derginin 2011 yılında yayınlanan 57.sayısının editörlüğünü yapan ilk Türk bilim insanısınız. Dünya çapında tanınan bir bilim insanı olmanız ve yaptığınız önemli çalışmalar eminiz ki bu editörlüğüne seçilmenizde etkili olmuştur. Bu çok gurur verici olsa gerek…İlk yayınımızda sizin gibi değerli bir akademisyen ile röportaj yapmak ve bunu dergimizde yayınlamak bizleri ve okurlarımızı onurlandıracağından eminiz. 57’nci sayının konusu, dünyada önemi giderek artan kuraklık ve tuzluluk streslerine bitkilerin verdiği yanıtlar ve içinde bulunduğumuz genom sonrası çağdaki gelişmeleri kapsıyor. Araştırmalarınız kapsamında;

            “Advances in botanical research” isimli bilimsel dergide  2011 yılında misafir editör olmak gurur vericiydi. Bunun yanı sıra 2018 yılında İngiltere Deneysel Biyoloji Derneği'nin etki değeri oldukça yüksek bir dergisi olan Journal of Experimental Botany misafir editör olarak 14. sayının benim editörlüğümde yayımlanmış olması benim açımdan çok değerli ve gurur vericiydi.

            Sadece tuzluluk ve kuraklık stresleri değil abiyotik ve biyotik stresler küresel iklim değişikliği nedeniyle giderek daha fazla şiddetini arttıracaktır. Dünyada hızlı nüfus artışı dikkate alındığında önümüzdeki yaklaşık 30 yıl içinde insanlık tarihinde üretilen toplam besinin yaklaşık % 75'i kadar daha fazla besin üretmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla bu insanlığın karşısında duran büyük bir zorlama, büyük bir meydan okumadır. Dünyada şu an insanlığın en büyük üç sorunu: Küresel iklim değişikliği, yeterli besin üretilmesi ve enerjidir. Bu üç temel sorunun çözümü de genelde biyoloji özelde bitki biyolojisindeki gelişmelere bağlıdır. Bu nedenle yeryüzünde bitki biyolojisi giderek daha önem kazanmaktadır. Bir yandan bazı kültür bitkilerinin yaptığı fotosentezde ışık solunumuna bağlı kayıpların azaltılması için çaba gösterilirken diğer yandan başta çeltik gibi kültür bitkilerinin fotosentez bitkilerinin arttırılması çalışmaları sürmektedir. Bitkilerin etkili fotosentez yapması bir yandan daha fazla besin ve biyolojik kütle sağlarken diğer yandan havadaki fazla karbondioksit bağlanarak küresel ısınmanın engellenmesini sağlayacaktır. Bu çalışmaların ülkemizin önemli bir tarım ülkesi ve biyolojik çeşitliliği çok fazla olduğu göz önüne alındığında bu tür çalışmaların daha fazla desteklenmesi önem taşımaktadır.

     Yeni bir oluşum olan dergimizin ilk sayısında keyifli ve bilim dolu röportajla sağladığınız katkılardan dolayı çok teşekkür ederiz. 

© 2018 Bilim Kuşu dergisi Her Hakkı Saklıdır.

Dergimizde yayınlanan makaleler açık kaynaklı olup yasal bir telif söz konusu ise lütfen bize bildiriniz.

Sitemizde ve dergimizde yer alan tüm yazıların sorumluluğu yazarlara aittir.

Sosyal medyada bizi takip edin.

Tasarım ve Uygulama: Memsidea